Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Ankara Üniversitesi’nin Deprem Projesi Tübitak’tan Destek Aldı.

Ankara Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Zafer Kıyan’ın yürütücülüğünü üstlendiği “Kahramanmaraş Merkezli Depremlerden Doğrudan Ya Da Dolaylı Yoldan Etkilenen Yurttaşların İletişimsel Tutum ve Davranışlarının Belirlenmesi” projesi TÜBİTAK’tan destek almaya hak kazandı. Kıyan, projeyle ilgili; “Oldukça kapsamlı bir proje diyebiliriz çünkü Twitter’dan 200 binden fazla tweet topladık 50 binden fazla görsel ve 30 bin civarında da video elde ettik. İnsanların kriz gibi büyük deprem süreçlerine gösterdikleri ilgiyi ölçmeye çalışıyoruz. İnsanların kriz dönemlerinde sosyal medya gibi platformlarda gösterdiği davranışı ölçmeye çalışıyoruz. Videoların ve görsellerin bize ne anlattığını anlamaya çalışıyoruz. Kriz sürecinde ortaya çıkan yalan haber olgusunu da anlamaya çalışıyoruz. Orada ulaşmaya çalıştığımız bir hedef var. Yalan haber gibi bir olgu, kriz sürecini ve kriz yönetimini çok olumsuz yönde etkiliyor. Biz bu yalan haberin bu süreçte hangi kaynaklardan ortaya çıktığını ve nasıl bir nite

Ankara Üniversitesi öğretim üyesi

HABER: EREN CESUR – KAMERA: UMUT DOĞAN

Ankara Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Zafer Kıyan’ın yürütücülüğünü üstlendiği “Kahramanmaraş Merkezli Depremlerden Doğrudan ya da Dolaylı Yoldan Etkilenen Yurttaşların İletişimsel Tutum ve Davranışlarının Belirlenmesi” projesi TÜBİTAK’tan destek almaya hak kazandı. Kıyan, projeyle ilgili; “Oldukça kapsamlı bir proje diyebiliriz çünkü Twitter’dan 200 binden fazla tweet topladık 50 binden fazla görsel ve 30 bin civarında da video elde ettik. İnsanların kriz gibi büyük deprem süreçlerine gösterdikleri ilgiyi ölçmeye çalışıyoruz. İnsanların kriz dönemlerinde sosyal medya gibi platformlarda gösterdiği davranışı ölçmeye çalışıyoruz. Videoların ve görsellerin bize ne anlattığını anlamaya çalışıyoruz. Kriz sürecinde ortaya çıkan yalan haber olgusunu da anlamaya çalışıyoruz. Orada ulaşmaya çalıştığımız bir hedef var. Yalan haber gibi bir olgu, kriz sürecini ve kriz yönetimini çok olumsuz yönde etkiliyor. Biz bu yalan haberin bu süreçte hangi kaynaklardan ortaya çıktığını ve nasıl bir nitelik gösterdiğini ortaya koyup özellikle kriz yöneticisi durumundaki insanlara bununla baş edebilecekleri bir sonuç üretmeyi istiyoruz” dedi.

TÜBİTAK Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı (ARDEB) 2023 yılı 1. Dönem 1001 projelerinin bilimsel değerlendirme sonuçları açıklandı. 267 projenin değerlendirildiği Sosyal ve Beşeri Bilimler Araştırma Destek Grubu (SOBAG) kategorisinde 50 projenin desteklenmesine karar verildi. Ankara Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Zafer Kıyan’ın yürütücülüğünü üstlendiği “Kahramanmaraş Merkezli Depremlerden Doğrudan ya da Dolaylı Yoldan Etkilenen Yurttaşların İletişimsel Tutum ve Davranışlarının Belirlenmesi” projesi de TÜBİTAK 1001 projesi kapsamında destek almaya hak kazanan projelerden biri oldu. Proje yürütücüsü Doç. Dr. Zafer Kıyan, projeyle ilgili şöyle konuştu:

“Projemiz, TÜBİTAK 1001 kategorisinde bir proje. TÜBİTAK’ın amiral gemisi niteliğinde bir kategorisi bu çünkü en fazla projeyi buradan alıyor. Biz de 6 Şubat’ta yaşanan Kahramanmaraş depremleriyle ilgili olarak bir proje hazırladık ve TÜBİTAK’a sunduk. Geçtiğimiz Cuma sonuçları açıklandı, bizim projemiz de destek gören projelerden bir tanesi.

“KRİZ YÖNETİCİSİ DURUMUNDAKİ İNSANLARA BUNUNLA BAŞ EDEBİLECEKLERİ BİR SONUÇ ÜRETMEK İSTİYORUZ”

Oldukça kapsamlı bir proje diyebiliriz çünkü Twitter’dan 200 binden fazla tweet topladık 50 binden fazla görsel ve 30 bin civarında da video elde ettik. Bütün bu verilerden biz aslında dört tane hedef amaçlıyoruz. Birinci hedefimiz şu: İnsanların kriz gibi büyük deprem süreçlerine gösterdikleri ilgiyi ölçmeye çalışıyoruz. Yani ne kadar ilgi gösteriyoruz biz? Bu şundan önemli; mesela kriz süreçlerinde yardım kampanyaları düzenliyorsunuz, bu yardım kampanyalarını insanların ilgilerinin en fazla olduğu dönemde yapmanız lazım ki bir sonuca ulaşasınız. Biz işte bu ilginin ne kadar sürdüğünü ortaya koyarak bu tür edimlere katkı sağlamayı amaçlıyoruz. İkincisi: İnsanların kriz dönemlerinde sosyal medya gibi platformlarda gösterdiği davranışı ölçmeye çalışıyoruz çünkü bu tür önemli olaylarda iletişimin kendisi çok önemli ve biz bu iletişimin niteliğini anlamaya çalışıyoruz. Çünkü biz biliyoruz ki kriz dönemlerinde ve normalde gösterdiğimiz veya yerine getirdiğimiz iletişim biçimi farklı ama bu farklılık ne? Bu projeyle bunu ortaya koymaya çalışıyoruz. Üçüncüsü: Bu videoların ve görsellerin bize ne anlattığını anlamaya çalışıyoruz çünkü kriz bir yönüyle görseldi, görselleştirilmişti ama biz bunun içeriğine de bakmak istiyoruz. Sonuncusu bizim için çok önemli: Bu süreçte ortaya çıkan yalan haber olgusunu da anlamaya çalışıyoruz. Orada ulaşmaya çalıştığımız bir hedef var. Yalan haber gibi bir olgu, kriz sürecini ve kriz yönetimini çok olumsuz yönde etkiliyor. Biz bu yalan haberin bu süreçte hangi kaynaklardan ortaya çıktığını ve nasıl bir nitelik gösterdiğini ortaya koyup özellikle kriz yöneticisi durumundaki insanlara bununla baş edebilecekleri bir sonuç üretmeyi istiyoruz. Böyle dört hedefi var projemizin.

“DAHA FAZLA ÇALIŞARAK PROJEYLE İLGİLİ HEDEFLEDİĞİMİZ SONUÇLARA ULAŞMAYA ÇALIŞACAĞIZ”

‘Big Data’ diyeceğimiz büyük bir veri kümesiyle çalışıyoruz. 32 ay sürecek projemiz. Yeterli görüyoruz bu süreyi, bitirebileceğimizi düşünüyoruz çünkü 7 kişilik bir ekibiz; yürütücü olarak ben, 2 araştırmacımız var, 4 tane de bursiyerimiz var. Herhalde yarından tezi yok projeye başlayacağız ki bir aksama olmasın. Projemizin bütçesi de oldukça yüksek, 800 bin lira civarında bir bütçe elde ettik. Umarım burada da bir kesinti yaşamayız çünkü mevcut koşullarda bir projeyi bu tür bir bütçeyle yönetmek bizim için makul ama kesinti olursa biraz zorlaşabilir. Şunu da belirtmem lazım, bir proje tek başına oluşturulmuyor, bu oldukça güç bir iş. Ankara Üniversitesi’nin bir mensubu olarak üniversitemizden ciddi bir destek gördük. Fakültemizin, İLEF’in bize çok büyük bir desteği oldu. Böyle ortak bir çalışmayla projemizi hazırladık, TÜBİTAK’a sunduk. Başta belirttiğim gibi projemiz destek görmeye hak kazandı, şimdi biz daha fazlasını yaparak, daha fazla çalışarak projeyle ilgili hedeflediğimiz sonuçlara ulaşmaya çalışacağız.”

“KRİZ İLETİŞİMİNİN DÜZGÜN BİR ŞEKİLDE YÖNETİLMESİ GEREKİYOR”

Projenin bursiyerlerinden Ankara Üniversitesi doktora öğrencisi Alican Özer de TÜBİTAK desteği almaya hak kazanan projeyle ilgili şunları söyledi:

“Doktora öğrencisi olarak öncelikle Doç. Dr. Zafer Kıyan’ın yürütücülüğündeki böylesi bir projede yer almaktan dolayı çok mutluyum. Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi kurulduğu tarihten itibaren özellikle toplumsal olaylara ilişkin çözüm üretme noktasında sürekli olarak bu tarz projeler yürütmüştür. Bizim de bu TÜBİTAK projesinde özellikle yapmaya çalıştığımız Kahramanmaraş merkezli depremler sonucunda şu görüldüki iletişimle alakalı ciddi sorunlar ortaya çıkıyor böylesi kriz anlarında ve bu kriz iletişiminin de düzgün bir şekilde yönetilmesi gerekiyor. Bu süreçte özellikle sosyal medya mecralarını çokça takip ediyorduk ve birtakım sorunlar yaşandığını da gözlemliyorduk. Zafer hocamızın liderliğinde böylesi bir çalışma ekibi oluşturuldu ve bu çalışma ekibi bu süreci, özellikle iki haftalık sürecini incelemeye alıp buradan birtakım sonuçlar ortaya koymaya çaba göstereceğiz bu süreçte. 7-8 kişilik bir ekibimiz var. Bu ekip, yarından itibaren yoğun bir şekilde çalışmaya başlayacak ve sonuçları da daha sonrasında kamuoyuyla paylaşmayı düşünüyoruz. Bu süreçte hem Ankara Üniversitesi’ne hem de TÜBİTAK’a vermiş olduğu destekten dolayı teşekkür ediyorum.”